08 Ağustos 2008 19:25 · trtrtr
· Etiketler
bedava
,
ders
,
eğitim
,
günlük plan
,
indir
,
izle
,
tez
,
video
,
yükle
,
yıllık plan
,
ödev
,
öğretmen
16 Temmuz 2008 13:19 · trtrtr
· Etiketler
ultrason
,
ultrason nedir
,
ultrason tedavi
,
ultrason uygulama
,
ultrason yaptırma
,
ultrasona girme
İsviçreli bilim adamları, bebeğin ana rahmindeki gelişmesini görmek için sıkça başvurulan � ultrason cihazı�nın beyni etkilediğini açıkladı...
Ana rahmindeki bebeğin gelişme ve sağlık durumu ile cinsiyetinin teşhis edilmesinde hekimlerin baş yardımcısı olan ultrason cihazının, bebeğin beynini etkilediği ortaya çıktı.
Şimdilik keşfedilen en önemli bulgu, ultrason dalgalarına maruz kalan çocuklarda solaklığın yaygın olduğu. Ancak bu bile, bilim çevrelerinde ultrasonun bilinmeyen başka etkilerinin de olabileceği kuşkusunu yaratmaya yetti.
Solak yapıyor
İngiltere�de yayınlanan The Sunday Telegraph gazetesine göre, İsveçli bilim adamları hamilelik boyunca ultrasonla izlendikten sonra 1970�lerde doğan 7 bin kişi ile aynı yıllarda doğan ve ultrason dalgaları tatbik edilmemiş 170 bin kişiyi karşılaştırdılar. Bilim adamları annesi ultrasona girmiş kişilerde solak sayısının dikkat çekici biçimde yüksek olduğunu saptadılar.
Son aylar zararlı
Özellikle 1975�ten sonra doğan, anne karnında ultrasona maruz kalmış çocuklarda solaklık oranının yüzde 32�lere kadar yükseldiğini belirten uzmanlar, bunun nedeni, tıbbın ultrasonu hamileliğin son aylarında da kullanmaya başlamasına bağladılar.
Ultrasonu reddedin!
Araştırmalarının sonuçlarını Epidemiology adlı bilimsel dergide de yayımlayan bilim adamları, hamileliğin son aylarında hamile kadının ultrasona girmesinin birçok ülkede rutin hale geldiğine belirterek, kadınların ultrasona girmeyi reddetmemesini de istedi.
16 Temmuz 2008 13:15 · trtrtr
· Etiketler
cilt
,
cilt hastalığı
,
hasta
,
liposuction
,
yağ alma-liposuction
,
yağ alma-liposuction tedavi
,
yaş
,
yaşlı
Yağ alma - liposuction işlemi düşünüyorsanız...
Yağ alma ya da sık kullanılan adıyla �liposuction� karın, basen, kalça, uyluk, diz, kol, çenealtı, yanaklar ve boyun gibi özel bölgelerdeki istenmeyen yağların alınarak vücüdun daha düzgün bir şekil almasını sağlayan bir işlemdir. Özellikle son 10 yıl içinde liposuction işleminde önemli teknik gelişmeler sağlanmıştır. Günümüzde ultrason aracılı liposuction (UAL), tümesan tekniği ve süper-ıslak teknik gibi yeni teknikler sayesinde plastik cerrahların iyi seçilmiş hastalarda çok daha iyi sonuçlar almaları ve hastaların daha çabuk iyileşmeleri mümkün olmuştur. Liposuction�nın herhangi bir şekli diyet ve egzersizin yerini tutmamasa da, geleneksel kilo verme yöntemlerine cevap vermeyen inatçı yağ alanlarının ortadan kaldırılmasında oldukça etkili ve yüz güldürücü bir yöntemdir.
Liposuction-yağ alma ameliyatı düşünüyorsanız, bu bölüm işlem hakkında size kabaca bilgi verecek ve sonuç hakkındaki beklentilerinizi değerlendirmenizi sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki, kişiden kişiye özellikler değişiklik göstereceğinden ve her ameliyat kişiye göre planlandığından bu bölüm doğal olarak tüm sorularınızı cevaplayamayacaktır. İşlem hakkında anlayamadığınız ya da merak ettiğiniz konuda plastik cerrahınıza her türlü soruyu sormaktan çekinmeyiniz!.
Yağ alma - liposuction ameliyatı için en uygun adaylar�
Bu ameliyat için uygun aday olmanız için işlemin size neler verebileceği konusunda gerçekci beklentileriniz olmalıdır. Unutulmamalıdır ki operasyonu görünümünüzü düzeltip kendinize olan güveninizi arttırabilir ancak idealinizdeki görüntüye değişmenize ya da insanlarin size yaklaşımında farklılık göstermelerine yeterli olmayabilir! Ameliyata karar vermeden önce beklentilerinizi iyi belirleyip bunları plastik cerrahınızla tartışmanız önerilir.
Liposuction işlemi için en uygun adaylar vücudunun kimi bölgelerinde fazlalık yağ cepleri olan ancak normal kiloda ve sert-elastik deriye sahip olan kişilerdir. Fiziksel olarak sağlıklı, psikolojik olarak stabil ve beklentilerinizde gerçekci olmanız gerekmektedir. Yaşınız ilk planda çok önemli olmasa da, yaşlı hastalarda deri elastikliğini kaybetmiş olabileceğinden sıkı deriye sahip olan genç bireylerle aynı sonucun elde edilmesi zor olmaktadır.
Liposuction işlemi şeker hastalığı, ciddi kalp yada akciğer sorunu ve dolaşım problemi olan bireylerde ya da işlem uygulanacak alana yakın alanda yakın bir geçmişte operasyon uygulanan bireyler için risk taşır.
Ameliyatınızın Planlanması�
Plastik cerrahınız ilk görüşmenizde genel sağlık durumunuzu, yağ birikimlerinin dağılım şeklini ve derinizin durumunu değerlendirecektir. Plastik cerrahınız vücut kontur düzeltme işlemlerinden size en uygun olanı belirleyip bunu sizinle tartışacaktır. Örneğin karın bölgenize liposuction yaptırmayı düşünürken karın germe/abdominoplasty operasyonunun daha iyi sonuç verebileceğini ya da geleneksel liposuction yöntemiyle UAL yönteminin kombinasyonun daha iyi sonuç verebileceğini bo görüşmede öğrenebilirsiniz.
Plastik cerrahınızla beklentilerinizi tartışırken açık yürekli olmanız tavsiye edilmektedir. Plastik cerrahınız sizinle aynı ölçüde açık olacak ve işlemin detaylarını, risk ve kısıtlamaları ile birlikte size anlatacaktır. Plastik cerrahınıza aklınıza takılabilecek soruları (özellikle beklentileriniz ve operasyon sonucu hakkındaki çekinceleriniz varsa) sormaktan çekinmeyiniz.
Operasyona hazırlık�
Liposuction-yağ alma operasyonu düşünen kişilerin sıklıkla medyada sürekli çıkan değişik yöntem haberleri nedeniyle kafaları karışmaktadır. Öte yandan plastik cerrahınız hangi yöntemin sizin için en uygun olduğu, operasyon etkinliği, güvenliği, maliyet ve sizin yapınıza uygunluğuna kara verilmesinde size yardımcı olacaktır. Bu durum �cerrahi hüküm verme� olarak isimlendirilir ve plastik cerrahı asistanlığı ve devamında ki tecrübelerle kazanılır. Plastik cerrahınız ayrıca komplikasyonların önlenmesinde, operasyon sırasında beklenmeyen olayların ortaya çıkışını önlemede ve ortaya çıktığında komplikasyonların düzeltilmesi açısından kendi deneyimi ve öngörülerini sizinle paylaşacaktır.
Plastik Cerrahınız operasyona hazırlık aşamasında size yiyecek ve içecek, sigara içimi ve bazı vitamin preparatları ve ilaçlardan kaçınmanız yolunda özel bir takım önerilerde bulunacaktır. Soguk algınlıgı ve herhangi bir tip enfeksiyon (özellikle deri ile ilgili) varlığında ameliyatınızın ertelenmesi gerekebilir. Çok nadir durumlarda plastik cerrahınız operasyon sırasında kendi kanınızın verilmesi amacıyla operasyondan once sizden kan alınıp saklanmasını önerebilir. Bu önerileri dikkate almanız ameliyat sırasında ve sonrasında iyileşmenizi olumlu yönde etkileyecektir.
Yağ alma-liposuction operasyonunuz bir plastik cerrahi merkezinde ya da hastanede yapılmış olsun, sizi operasyondan sonra eve ulaştıracak ve bir ya da iki gün boyunca refakat edebilecek bir kişiyi sağlamanız önerilmektedir.
Yağ alma - liposuction ameliyatında uygulanacak anestezi...
Yağ alma - liposuction ameliyatlarında değişik tipte anestezi işlemi uygulanabilmektedir. Plastik cerrahınızla beraber en güvenli, etkili ve konfor sağlayıcı anestezi tipini belirleyeceksiniz.
Az miktarda yağ emilmesi ya da sınırlı sayıda vücut bölgesine operasyon uygulanması planlandığında, sadece işlem uygulanacak bölgelerin uyuşmasını sağlayacak �lokal anestezi� yöntemi tercih edilebilir. Bu operasyonların çoğu lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanmaktadır. Bu kombinasyon sayesinde hafif bir rahatsızlık ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış olacaksanız fakat yağ alınacak bölgeler tamamen ağrı ve sızı duyusundan yoksun olacaktır.
Öte yandan sizin seçiminize de bağlı olarak Bölgesel anestezi adı verilen yöntem ise daha büyük işlem gerektiren durumlarda uygulanabilir. �Epidural anestezi� adı verilen bir bölgesel anestezi tipinde doğum işlemlerinde sıklıkla kullanılan yöntem kullanılmaktadır.
Öte yandan özellikle fazla miktarda yağ emilmesi planlanan durumlarda hastalar genel anestezi yöntemini tercih etmektedirler. Bu durumda plastik cerrahınızın ya da kendi isteğiniz doğrultusunda operasyonunuz, işlem sırasında tamamen uyumanızı sağlayan genel anestezi altında yapılabilir.
Cerrahi İşlem�
Yağ alma-liposuction operasyonunun süresi yağ emilecek bölgenin genişliği, alınacak yağın miktarı ve uygulanacak anestezi ve cerrahi tekniğe bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Operasyonu kolaylaştırmak ve alınacak sonucun daha iyi olması amacıyla kullanılan bir çok yağ emme/liposuction yöntemi mevcuttur.
Yağ alma-liposuction, vücudun çeşitli bölgelerinde yerleşmiş yağ birikimlerinin alınıp vücudun bir ya da daha çok bölgesinin yeniden şekillendirilmesini sağlayan bir işlemdir.Küçük bir deri kesiğinden sokulan ve kanul adı verilen tüpler yardımıyla derinin altında yerleşmiş bulunan yağ birikimlerinin vakum yardımıyla emilip dışarı alınması sağlanır. Kanül yağ dokusu içinde ileri geri ittirilerek yağ dokusunun parçalanıp emilmesi sağlanır. Vakum etkisi plastik cerrahınızın tercihine bağlı olarak vakum pompası ya da geniş bir enjektör yardımıyla sağlanır. Bir çok bölgeye işlem uygulanacak ise plastik cerrahınız diğer bölgeye geçicek ve deri insizyonlarını mümkün olduğu kadar görünmeyecek yerlere saklayacaktır.
Yağın emilmesiyle birlikte sıvı kaybıda olacağından sok tablosunun gelişimini önlemek amacıyla operasyon sırasında kaybolan sıvının yerine konması çok önemlidir. Bu yüzden hastaların iyi bir şekilde monitörize edilip yeterli sıvı almaları ameliyatın bitiminde önemlidir.
Teknik farklılıklar:
Yukarıda açıklanan temel liposuction tekniği hastaların tümüne uygulanmaktadır. Ancak işlem yeni teknikler geliştirildiğinden bir çok küçük değişiklik mümkün olmuştur.
Sıvı enjeksiyonu yöntemi, yağ alınacak bölgelere tıbbi birtakım ilaç karışımları içeren bir sıvının işlemden önce yağ alınacak bölgelere enjekte edilmesi şeklinde uygulanan bir yöntem olup günümüzde plastik cerrahların en sık uyguladıkları yöntemdir. Bu sıvı karışımı sayesinde (serum fizyolojik-tuzlu su, lidokain (bir lokal anestezik) ve adrenalin (damarların büzüşmesini sağlar) yağın emilmesi daha kolay hale gelip kan kaybı azaltılıp operasyon sırasında ve sonrasında anestezi etkinliğinin devamı sağlanır. Sıvı enjeksiyonu ayrıca ameliyat sonrasında morarmaların azalmasını da sağlar.
Enjkete edilecek sıvı miktarı plastik cerrahınızın tercihine göre farklılık gösterir. Tümesan Tekniği�nde bol miktarda sıvı �genellikle emilecek yağ miktarının 3 katı kadar- yağ dokusu içine enjekte edilir. Tumesan liposuction yöntemi tipik olarak sadece lokal anesteziye ihtiyacı olan ve geleneksel yağ emme/liposuction yönteminden daha uzun sürecek (bazı durumlarda 4 ya da 5 saat kadar) operasyonlarda kullanılmaktadır. Öte yandan enjekte edilen sıvı yeterli miktarda anestezik madde içerdiğinden ek bir anestezi gerekmeyebilir. Bu teknik, yağ dokusunun solusyon yardımıyla şişkin ve gergin durumuna itafen �tümesan� tekniği olarak isimlendirilmiştir.
Tüm cerrahi işlemler birtakım belirsizlikler ve riskler taşır ...
Liposuction için hasta seçiminde gösterilecek dikkat ile cerrahi donanımın ve tecrübenin yeterli olması durumunda liposuction oldukça güvenli cerrahi girişimlerden birini oluşturmaktadır.
Eğer 5 litre veya 5000 cc gibi büyük bir liposuction operasyonu planlanıyor ise plastik cerrahınıza buna benzer hastaları daha önce opere edip etmediğini sormalı ve elde edilen sonuçları onunla beraber tartışmalısınız. Ayrıca böylesine büyük bir liposuction girişimi planlanıyor ise bunun ciddi bir post-operatif bakımı gerektireceği akılda tutulmalıdır. Bu nedenle plastik cerrahınızdan operasyon sonu takibin nasıl olacağı konusunda detaylı bilgi almalısınız.
Bununla birlikte akılda tutulması gereken nokta her ne kadar iyi yetişmiş ve deneyimli bir elde opere ediliyor olursanız olun bu operasyon sonrası iyi bir sonuç elde edileceği konusunda garanti verilemeyeceğidir. Nadiren de olsa bu operasyona ve anestezi alıyor olmanıza bağlı bir takım komplikasyonlar gelişebilir. Eğer birden fazla alan tedavi ediliyor ise veya opere edilen saha normalden çok büyük ise komplikasyon riski doğal olarak artacaktır. Çok fazla yağ dokusunun alınacağı operasyonların daha az yağ dokusunun çıkarılacağı operasyonlara göre uzun operasyon sürelerine ihtiyaç duyacağı aşikardır.
Tüm bu risklerin bileşkesi ile nadiren de olsa; enfeksiyon riskinde artış, yara iyileşmesinde gecikme, yağ veya kan pıhtısı oluşması ve bunların özellikle akciğere atılmasına bağlı ölüm riski, aşırı vücut sıvısı kaybı ve buna bağlı hipovolemik şok ve ölüm riski, operasyon sahasında boşaltılmayı gerektiren sıvı birikimi, deride sürtünmeye bağlı yanık veya sinir veya deride diğer yaralanmalar, iç organlarda kanüllere bağlı yaralanmalar ve istenmeyen ilaç reaksiyonları gözlenebilir.
Yeni bir takım tekniklere bağlı da komplikasyonlar görülebilir. Örneğin UAL (Ultrason yardımı ile yapılan liposuction)� da ultrason cihazının ürettiği ısıdan faydalanılarak yağ hücreleri sıvılaştırılıp aspire edilmektedir. İşte bu ısının deri ve iç organlarda hasarlanmalar neden olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır. Bununla birlikte günümüzde bu yöntem yüzlerce insana başarılı bir şekilde ve güvenle kullanılmaktadır. Ancak bu yöntemin yeni olmasından dolayı hala uzun dönemde insan vücudu üzerinde oluşturduğu etkileri ortaya koyan veriler elde edilememiştir.
Tümesans ve super-wet tekniklerinde enjekte edilen anestezik solüsyonlara bağlı lidokain toksisitesi (eğer solüsyondaki lidokain oranı çok yüksek ise) veya fazla sıvı enjekte edilmesine bağlı akciğerlerde sıvı birikimi meydana gelebilir.
Liposuction sırasında kanüllerin gireceği kesilere bağlı oluşan izler oldukça küçüktür ve bu kesiler plastik cerrah tarafından vücuda bakıldığında gizlenebilecek bölgelere yapılır. Bununla birlikte finalde elde edilen sonuç herzaman kabul edilebilir düzeyde olmaz. Bazen operasyon sonunda deri yüzeyinde dalgalı ve pürtüklü bir görünüm, düzensizlikler, asimetrik yapılar oluşabilirken, özellikle yaşlı bireylerde bazı bölgelerde torbalanmalar meydana gelebilir. Hissizlik ve pigmentasyon değişiklikleri de gözlenebilir. Bu durumlarda bazen ek cerrahi girişimler gerekebilir.
Operasyonunuzun sonrası:
Operasyon sonrasında kesilerden bir miktar vücut sıvısı akıntısı yaşamanız normaldir. Nadiren de olsa bazı hastalara akıntının fazla olması durumunda kesilere birkaç günlüğüne dren yerleştirilir. Bu işlem operasyon sahalarında sıvı birikimini önlemek için uygulanır. Şişliklerin fazla artmaması ve derinizin yeni vücut konturuna daha iyi uyum göstermesi için elastik korseleri yaklaşık 6 hafta giymeniz gerekecektir. Plastik cerrahınız aynı zamanda enfeksiyondan korunmak için size antibiyotik reçete edecektir.
Operasyonun hemen ardından görünümünüzde bir düzelme olmayacağı gibi bir parça rahatsızlık da yaşamanız normaldir. Herne kadar yeni tekniklerle beraber operasyon sonrası hissedilen rahatsızlıklar azalsa da operasyonun ardından bir parça ağrı, yanma hissi, şişlik, kanama ve hissizlik gözlenebilir. Yaşanacak ağrı doktorunuzun size yazacağı ilaçları kullanmanız ile kontrol altına alınacaktır. Tüm bu rahatsızlıklar hergün daha da azalarak kaybolacaktır.
Operasyonun sonrasındaki ilk günler ve haftalarda bir parça gergin ve depresif olmanız da normal olup tüm bunlar gün geçtikçe azalıp kaybolacaktır.
Normale Dönüş
İyileşme aşamalı bir süreçtir. Doktorunuz sizi olabilecek en erken dönemde hareketlendirecektir. Böylece operasyon sahalarında oluşacak şişliklerin hızla gerilemesi ve bacaklarda oluşması muhtemel kan pıhtıları önlenmiş olacaktır. Operasyonunuzdan yaklaşık bir iki hafta sonra kendinizi daha iyi hissetmeye başlayacak ve işinize geri dönebileceksiniz. Kanüller için açılan kesilere atılan dikişler 1 hafta veya 10 gün içinde ya kendi kendine eriyecek yada alınacaktır.
Özellikle zorlayacak olan fiziksel aktivitelerinizden yaklaşık 1 ay kaçınmalısınız ve normal fiziksel aktivitelerinize zamanla geri dönmelisiniz. Her nekadar birçok morluk ve şişlikler 3 hafta içinde kaybolsa da bazı şişlikler yaklaşık 6 ay devam edebilmektedir.
Plastik cerrahınız size bir takip programı çıkaracak ve operasyon sonrası gelişmeleri yakından kontrol altında tutacak gerekli görürse ek girişimler önerebilecektir.
Eğer kontrolleriniz arasında beklenmedik bulgularla karşılaşırsanız--- örneğin, kanamada artma, aniden ortaya çıkan ve şiddetlenen ağrının varlığı�veya yapmanız ve yapmamanız gerekenler konusunda aklınızdaki soruları sormak için yapacağınız en doğru işlem plastik cerrahınıza başvurmak olacaktır.
Yeni Görünümünüz...
Operasyondan sonra özellikle şişliklerin ve morlukların kaybolmaya başlamasının ardından vücut şeklinizde anlamlı değişikliğin olduğunu farkedeceksiniz. Bununla birlikte asıl görünümün oturmaya başlaması için 4-6 hafta beklemeniz gerekebilir. Yaklaşık 3 ay sonra arta kalan hafif şişlikler de gerileyecek ve finalde elde edilen görünümünüze kavuşacaksınız.
Eğer beklentileriniz gerçekçi olursa operasyondan elde edilen sonuçlar sizi oldukça mutlu edecektir. Operasyonun ardından daha önce giyemediğiniz birçok kıyafeti tekrar giyebilme mutluluğuna kavuşacaksınız. Operasyondan sonra sağlıklı bir diyet programı uygulamanız taktirinde elde edilen sonucu çok uzun zaman koruyabilirsiniz.
16 Temmuz 2008 13:11 · trtrtr
· Etiketler
balayı sıstıtı
Bazı kadınlarda hemen her cinsel ilişki sonrası, sık ve ağrılı idrara çıkma gibi sistit belirtileri görülür. şikayetler genellikle bir iki gün sürer ve yeniden seks yapana kadar geçer. Bu aslında kronik bir uretrit (genellikle mesanenin değil üretranın iltihaplanması) ise de bazen balayı sistiti de denir.
Vakaların çoğunda belirtilere Chlamidia denilen bir enfeksiyon etkeni neden olur. Ancak, köpük banyoları yapıyorsanız, hijyenik sprey veya vajinal duşla temizleniyorsanız, bunlar da üretrayı (idrar yolu) tahriş etmiş olabilirler. Başka bir olasılık da üretranın cinsel aktivite sırasında örselenmiş olmasıdır, balayı sistiti adı buradan gelir.
Soruna banyo yağları, sprey veya vajinal duş neden oluyorsa, bunları bıraktığınızda rahatsızlık geçer. Geçmezse doktora görünmek gerekir. Doktor idrar testi yaparak bakteri arar. Bir enfeksiyon söz konusu ise antibiyotikler sorunu çözer. Ancak bazen
idrarda sorumlu tutulabilecek hiçbir mikroorganizma bulunmaz ve bazı kadınlar antibiyotik tedavisinden sonra da, her cinsel ilişki ertesinde aynı sıkıntıları yaşamaya devam ederler. Bu gibi durumlarda doktor bazı önlemler tavsiye edebilir. Her cinsel ilişkiden sonra hafif dozda nitrfurantion veya trimetroprim - sulfamethoxazol gibi ilaçlar alınabilir.
Balayı sistiti olasılığını azaltmak için, kendi yapacağınız başka şeyler de vardır. Cinsel ve anal (rektum) bölgelerinizi her gün yumuşak bir sabun ve suyla yıkayın. Seks yapmadan önce eşinizin elleri ve penisinin temiz olmasına dikkat edin. Cinsel ilişkiden sonra, bakterileri uretradan dışarı atmak için, hemen mesanenizi boşaltın (idrara çıkın). Cinsel ilişki sırasında içeri girmeyi kolaylaştırarak örselenmeye engel olmak için suda eriyebilen kayganlaştırıcı bir madde (lubricant) kullanın. Hammaddesi petrol olan jöleleri kullanmayın çünkü suda erirnezler.
16 Temmuz 2008 13:10 · trtrtr
· Etiketler
atrofık vulva dıstrofısı
Distrofi bir cins doku bozulmasıdır (dejenerasyonu). Yunanca, dys: kötü, trophe: beslenme kelimelerinden türetilmiştir.
Belirtiler
- Vulvada kuru, kaşıntılı ve kırmızı kısımlar;
- Sonra bu kısımlar beyaza dönebilir ve kabarcıkiar oluşabiiir;
- Bazı kısımlar beyazlaşarak sertleşir;
- Cilt incelir veya parlar, klitoris ve vajina girişi büzülerek küçülebilir.
Daha çok menopoza geçmiş kadınlarda ortaya çıkar. "Lichen soletosus et atropticus terimi bazen bu durumu anlatmak için kullanılır. Rektumun çevresindeki deri de vulva gibi bu terimin kapsamı içindedir. Hasta deride kanser gelişebilir. Leukoplakia (beyaz kısımlar) da biyopsi yapılması gerekebilir.
Teşhis
Kanser olmadığından emin olmak için doktorunuz bir vulva biyopsisi yapabilir (Analiz edilmesi için küçük bir doku parçası alır). Bu işlem için doktorunuz lokal veya genel anestezi uygulayabilir. Muayene sırasında bu olayın altında bir enfeksiyon ihtimali olup olmadığını da araştırır. İdrar tahlili, kan testleri ve başka testler yapılması gerekebilir. Kanser olmadıkça vulva distrofisi tehlikeli değildir.
İlaç Tedavisi
Tedavi sorunun kaynağına bağlıdır. Genellikle kortizonlu bir krem semptomları rahatlatır.
Ortaya çıkabilecek habis değişiklikleri tanımlayabilmek için periyodik muayeneler çok önemlidi
16 Temmuz 2008 13:07 · trtrtr
· Etiketler
atrofık vajınıt
ATROFIK VAJINIT
Atrofik vajinit, vajinal dokunun dejenerasyonu nedeniyle ortaya çıkan bir iltihaplanmadır. (Atrofik Yunanca "trophe": beslenme ve negatif ek olan a"nın biraraya gelmesinden oluşur).
Belirtiler
- Vajinada acıma, yanma veya kaşıntı;
- Cinsel ilişkiden sonra hafif kana ma;
- Cinsel ilişkinin acı vermesi.
Problem genellikle menopozdan sonra ortaya çıkarsa da süt verme sırasında da görülebilir. İki durumda da östrojen salgısı azalır, vajinanın duvarları kuruyup incelerek daha az esnek bir hale geldiği için kolayca kanayabilir.
Bir alt karın muayenesi teşhis koymaya yeterli olursa da, doktorunuz vajinal enfeksiyondan şüphelenmişse laboratuvar testleri de isteyebilir. Atrofik vajinit hastalıktan çok bir rahatsızlık olarak tanımlanabilirse de seks hayatınızı etkileyebilir.
Tedavi
Süt veren kadınlarda sorun geçicidir. Menopoza geçmişseniz, doktorunuz östrojen takviye tedavisi önerebilir; veya vajinaya pomat ya da supozituvar şeklinde doğrudan östrojen uygulayabilirsiniz. Bunlar tedavi değildir ama günlük rahatlama sağlar.
Başlıca sorun cinsel ilişkinin acı vermesi ise suda eriyebilen kayganlaştırıcı bir madde yardımcı olabilir. Düzenli cinsel ilişki vajinadaki kan dolaşımını geliştirdiği için dokuların esnekliğini korumasına yardımcı olur.
2003 kez okundu.
Kadın Sağlığı
16 Temmuz 2008 13:02 · trtrtr
· Etiketler
adet bozuklukları
Ortalama olarak kadinlar her dört haftada bir adet görurler ve kanama 3-5 gun surer. Ancak her kadin bu ortalamaya girmez. Bazi kadinlarda kanama 3 haftada bir ve bazi kadinlarda da 35 gunde bir meydana gelir. Bunlar da normaldir.|Adet kanamasi nedir ?|Kadin rahmi her ay sanki gebe kalacakmiS gibi hazirliga giriSir. Rahimin içi bir yavrunun buyumesini saglayacak biçimde kan ve dokularla astarlanir. Ancak gebelik meydana gelmez ise rahim artik bir iSe yaramayacak olan bu astari diSari atar. Adet kanamasi iSte bu diSari atim olayidir.|Adet kanamasi her zaman sancili mi olur ?|Adet kanamasi sirasinda bir miktar sanci ve kramp normal olabilir, ancak aSiri sanci normal degildir. Yataktan çikamayacak, okula veya iSe gidemeyecek kadar sanciniz varsa doktora gidin. Sancili ve agir kanamali adet gören, cinsel iliSki sirasinda veya buyuk aptes yaparken sancilanan kadinlarda çok yaygin bir hastalik olan endometriosis olabilir. Bu; rahim zari veya adet kanindan gelen parçalarin karin boSluguna kaçarak baSka organlar uzerinde bulunmasidir. Hastalik genç kizlarda veya her yaStaki bayanlarda görulebilir. Bu hastalik ayrica kisirligin da yaygin bir nedenidir.|Adet görmemek ne demektir ?|Gebelik ilk akla gelen nedendir, ancak baSka nedenler de olabilir. Yeni adet görmeye baSlayan ergenlik çagindaki kizlarin adetleri duzensiz olabilir. Bazen stres veya seyahat nedeni ile meydana gelen hormonal dengesizlik normal adet devresini geçici olarak etkiler. Dogum kontrol hapini birakmak da 1-2 ay adet görmemeye neden olabilir. 3-5 ay adet görmeyen kadinlarda yumurta uretimi durmuS demektir ve kisirlik sorunlari olabilir. Tani için doktora gidin.|Kanama neden normalden daha fazla olur ?|Tampon veya pedinizi her iki saatte bir degiStirmek zorunda kaliyorsaniz, agir kanamali bir adet göruyorsunuz demektir. Nedeler arasinda endometriosis, kanser olmayan tumörler veya dogum kontrol için takilan rahim içi araç sayilabilir. Gununden geç gelen agir kanamali bir adet, çocuk duSurme belirtisi olabilir. ASiri kanama verdigi sikinti yaninda kansizliga da neden olabilir.|Tampon kullanmak Toksik sok Sendromuna (TSS) neden olabilir mi ?|TSS çok nadir görulen bir hastaliktir (100.000 de 1), ancak ciddi bir enfeksiyondur ve gerekli önlemler bilinmelidir. TSS ye tampon kullanmak neden olmaz, ancak kullanilan tamponda bulunabilen bir mikrop neden olur. Tampon kullaniyorsaniz uzun sure kullanmayin ve 3-4 saatte bir degiStirin ve geceleri kullanmayin. TSS riski ösuperö veya ökuvvetliö emici tamponlari kullanmakla artar. En az emici yani önormal regulerö veya öminiö tamponlar yeterlidir. TSS belirtileri arasinda ani ateSlenme, kas agrisi, baS agrisi gibi grip benzeri belirtilerin yani sira baS dönmesi, kusma ve ishal bulunmaktadir. Bu belirtileri görur görmez hemen tamponu çikarin ve doktora baS vurun. Bunlarin diSinda her iki (2) yilda bir PAP Testi yaptirarak rahim agzi kanserine karSi kendinizi koruyun.
16 Temmuz 2008 12:59 · trtrtr
· Etiketler
adenomıosıs
Adenomiosisde rahim iç yüzeyinin dokusu olan endometriyal doku, rahimin kastı duvarlarının içinde (duvar dokusunun içinde) büyümeye başlar. Bu oluşuma daha çok doğum yapma çağının sonuna doğru ve çocukların doğumundan sonra rastlanır. Adenomiosis birçok kadın-da hiç semptom göstermez.
Belirtiler
- Adet kanaması süresince devam eden ve yaş ilerledikçe artan, kramp şeklinde sancı;
- Uzayan ve fazla miktarda adet kanaması.
Genellikle alt karın muayenesi sırasında doktor, rahmin büyüdüğünü ve yumuşadığını fark eder. Doktorun bulguları ve yukarıda belirtilen belirtiler bir araya gelince, zararsız olmasına karşın Çok sancı verebilen adenomiosisin varlığı belirlenir.
Tedavi
Eğer menopoz yakınsa, doktor ağrı kesiciden başka bir şey vermeyebilir; çünkü bu sorun genellikle menopozdan sonra kaybolur. Ağrılar çok şiddetliyse ve menopoz da çok uzak görünüyorsa, doktor rahimin alınmasını tavsiye edebilir.
16 Temmuz 2008 10:24 · trtrtr
· Etiketler
allerjik hastalıklar nasıl oluşur ?
Vücudumuzu hastalıklardan koruyan bağışıklık sistemi bazı kişilerde, normalde zararlı olmayan maddelere karşı da reaksiyon gösterebilir.
Atopik yani "allerjik bünyeye sahip" kişilerde, allerjenlerle bağışıklık sisteminin tekrarlayan karşılaşmaları sonucunda, allerjenlere karşı IgE tipinde antikorlar oluşur.
Bu sürece "duyarlılaşma" denir. Duyarlılaşma süreci tamamlandıktan sonra, allerjenle her temas sonrasında, kısa süre içinde kişide allerjik hastalık bulguları ortaya çıkar.
Bu olaylar mast hücresi ve bazofiller adı verilen ve üzerinde allerjene özel IgE antikoru taşıyan bir grup hücrenin salgıladığı mediatörler aracılığı ile gelişmektedir.
Bu mediatörlerin (başta histamin olmak üzere bir grup biokimyasal madde) etkisi ile hedef organlara ait (gözler, burun, solunum yolları gibi) allerji bulguları ortaya çıkar.
ALLERJİK HASTALIK BULGULARI NELERDİR ?
Deride
Ürtiker : Değişik büyüklüklerde olan kaşıntılı kabarıklıklardır. “Kurdeşen” veya “dabaz” olarak ta adlandırılır. (ayrıntılı bilgi için)
Anjioödem: Derinin alt tabakalarında sıvı birikmesi yani ödem ile ortaya çıkan şişliklerdir. Genellikle yüz, göz kapakları, dudaklar ve genital bölgede oluşur. (ayrıntılı bilgi için)
Göz ve üst solunum yollarında
Gözlerde kızarıklık ve kaşıntı,
Burun tıkanıklığı ya da burun akıntısı,
Burunda kaşıntı ve hapşırma.
Alt solunum yollarında
Solunum zorluğu,
Hışırtılı solunum (vizing),
Öksürük.
Kalp ve damar sisteminde
Çarpıntı (nabız sayısında artma),
Tansiyon düşüklüğü.
Mide-barsak sisteminde
Bulantı – kusma,
Karın ağrısı ya da karın krampları.
Sinir sisteminde
Şuur bulanıklığı,
Bayılma
Anafilaksi (allerjik şok)
Nadir de olsa tüm sistemlere ait bu bulguların hepsi birarada görülebilir ve anafilaksi olarak adlandırılır. Allerjik reaksiyonların en ağır şeklidir.
ALLERJİK HASTALIKLAR NELERDİR ?
Allerjiyi başlatan mekanizmalar genellikle aynı olmakla birlikte, etkilenen organa göre değişen klinik bulgular ortaya çıkar. Allerjik hastalıklar ortaya çıkan bulgulara ve etkilenen doku ve organ sistemine göre adlandırılır.
Sık görülen allerjik hastalıklar şunlardır:
16 Temmuz 2008 10:21 · trtrtr
· Etiketler
allerjen
,
allerjen nedir ?
,
bilgi
,
hasta
,
sağlık
,
video
Organizmada kendisine karşı özgün antikor (bağışıklık anti maddesi) oluşturan maddelere antijen denir.Bu antijen, allerjik bir durum geliştirirse, o zaman antijene allerjen adı verilmektedir.
Allerjenler normalde çoğu insan için zararsız partiküllerdir. Ancak atopik yani "allerji gelişimine yatkın" bünyeli kişilerde allerjik hastalıklara neden olurlar.
Polenler
Polen bitkilerin erkek tohumudur. Çıplak gözle görülemeyen taneciklerdir. Bu tanecikler genellikle rüzgar yolu ile geniş alanlara dağılırlar.
Polenler, çayır-ot (grass) polenleri, ağaç (tree) polenleri ve yabani ot (weed) polenleri olmak üzere genel olarak üçe ayrılır. Bu polenlerin bahar mevsimi içinde belli bir dağılımları vardır.
Polen allerjisi olan hastaların şikayetleri de genellikle bu dağılımla uyumlu olmaktadır
Mantar sporları (küf)
Mantarların sporları allerjeniktir. Genellikle orta ısıda ve bol rutubetli yerlerde çoğalırlar.
Ev dışında (bitkiler, hayvan artıkları ve toprak üzerinde) ve ev içinde (ıslak zeminler, duşlar, banyo örtüleri, klima ve nemlendirici cihazlar üzerinde) bulunabilirler.
Bunların kesin bir mevsimsel periyodu olmamakla birlikte ilkbaharda sıcakların artmasıyla çoğalırlar ve ilk soğuklarla kaybolurlar.
Ev tozu akarları (mite)
Akarlar gözle görülemeyen, çevre koşullarına oldukça dayanıklı olan, sıcak ve nemli ortamlarda kolaylıkla çoğalabilen, ev tozu içinde yaşayan canlılardır. Akarların vücut proteinleri ve dışkıları allerjenik özelliktedir. Akar allerjenleri yastık, yatak, halı ve kumaş kaplı mobilya gibi toz tutan ev eşyalarında yüksek oranda bulunmaktadır. Bu allerjenlerin solunum yolu ile alınması, hastada allerjik yakınmaların başlamasına neden olmaktadır.
Akarlar insan deri döküntüleri ile beslenmektedir ve insanların bulunduğu ortamlarda yaşarlar. Akarlar insanları ısırmaz, hastalık bulaştırma ve taşınmasına neden olmaz ve genellikle insanların üzerinde barınmazlar. Sadece kişi akarlara karşı duyarlı ise sorun oluşturan canlılardır.
Klasik ev haşare ilaçları akarları öldürmemektedir.Bir gram ev tozu içinde 100-500 adeti canlı olmak üzere, yaklaşık olarak 19.000 adet akar bulunmaktadır. Yetişkin akarlar ortalama 6 hafta yaşarlar. Dişi akarlar bu süre içinde 40-80 yumurta bırakır. Bir akar yumurtası 4 hafta içinde yetişkin akara dönüşür.
Hayvan allerjenleri
Önceleri hayvanlara ait allerji vakaları daha çok kırsal kesimlerde görülürken, evde hayvan besleme alışkanlığında artış nedeniyle bugün şehirlerde yaşayan insanlarda da hayvan orijinli allerjenlere duyarlılık önemli ölçüde artmıştır. Kedi ve köpek allerjenleri en sık karşılaşılan allerjenlerdir.
Hayvan orijinli antijenlerinden en önemlisi kedi allerjenleridir. Kedi beslenmeyen evlerde bile bu allerjenler yaygındır. Kedi allerjenleri asıl olarak hayvanın salyasında bulunmakta ve tüyleri üzerinde taşınmaktadır. Bu allerjenler oldukça yapışkan özelliktedir ve ev içinde duvarlarda ve diğer yüzeylerde bol miktarda bulunabilirler. Hayvanın uzaklaştırılmasından aylar sonra bile allerjenlerin etkileri devam etmektedir.
Kuş tüyü allerjilerinin bir zaman çok önemli olduğu sanılıyordu. Ancak kuşlar daha çok tüyleri arasında mantarlar ve akarlar için uygun üreme ortamları sağladıkları için allerji gelişimine ve şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olurlar. Kuş tüylerine ait olan allerjenik vasıf tüyler eskidikçe kaybolmaktadır.
Önceleri at kılına allerji sıkça rastlanmaktaydı. Ancak günümüzde bu olay sadece at binenlerde veya at bakıcılarında gelişmektedir.
Hamamböceği allerjenleri
Özellikle eski binalarda ve birden fazla ailenin yaşadığı apartman türü yapılarda hamamböceği allerjenlerinin bulunması kaçınılmaz bir gerçektir. Hamamböceklerinin tamamen ortadan kaldırılması da çoğu kez mümkün olmamaktadır.
Hamamböceği allerjenleri ile duyarlılaşmış bir kişi hamamböceklerinin yaşadığı bir ortama girdiğinde allerjik şikayetleri ortaya çıkmaktadır.
Bu haşarelerin yaşamlarını sürdürmelerinde iki temel gereksinim ortamda nem ve gıda artıklarının bulunmasıdır.